Öncü Eğitimciler
Öğretmen Zümreleri
Eğitim Akademisi
Öğretmenler Odası
Öğretmenim Sempozyumu
Sitelerimiz
Kültürel Etkinlikler
Gezi
Kamp
İnsan Kaynakları
Yazar Öğretmenler
Haberler
İncir Çekirdeği
İletişim
Anadolu Faaliyetleri
Uluslararası
Basında Biz
Öncü Çocuk Akademisi
#BeyazTebeşir
Öncü Konuşmalar

15 Temmuz Darbe Girişimi Gölgesinde Yapılan Bir Küçük Balkan Gezisi

15 Temmuz Darbe Girişimi Gölgesinde Yapılan Bir Küçük Balkan Gezisi

Geçtiğimiz ay, çoğunluğu öğretmenlerden oluşan insanlarla Makedonya’nın başkenti Üsküp’te yapılan Uluslararası Öncü Öğretmenler Zirvesi’ne katılan ve gitmişken küçük bir Balkan gezisi çerçevesinde Balkanları görme imkanına da sahip olan Mahmut Balcı gezi notlarını aktarıyor.

Bu yazının kaleme alınması, yayına gönderilmesi 15 Temmuz 2016 tarihinde İslam dünyasının kalbi Türkiye’de yapılan darbe girişimi nedeniyle gecikti. Darbeye teşebbüs edenleri lanetlerken şehidlerimize Allah’tan rahmet, yaralı gazilerimize ise acil şifalar diliyorum. Ülkemizdeki cinnet darbesini yabancıların bakışları altında mahçup bir ruh hali içerisinde öğrendik. Buna karşılık darbe günlerinde bulunduğumuz Balkanlardaki Müslümanların ise darbe girişimine çok üzüldüklerini ve bizlere hep dua ettiklerine şahit olduk. Tuttuğum notları sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle 15-17 Temmuz 2016 tarihlerinde Makedonya’nın başkenti Üsküp’te yapılacakUluslararası Öncü Öğretmenler Zirvesi’ne katılmak, gitmişken küçük bir Balkan gezisi çerçevesinde Balkanları görmek, gezmek üzere çoğunluğu öğretmenlerden oluşan kişiler olarak 13 Temmuz 2016 Çarşamba günü akşam saatlerinde genel merkezi Üsküdar Libadiye Caddesi, Haminne Çeşme Sokak’ta bulunan Uluslararası Öncü Eğitimciler Derneği’nde buluştuk. Bir taraftan akşam yemeği yerken bir taraftan da bir süre Balkanlarda yaşamış olan eğitimci, derneğin yönetim kurulu başkanı Gökhan Erenoğlu’ndan gidilecek yerler hakkında bilgiler dinledik. Bu bilgilendirmelerden sonra akşam namazını kılıp Mahmut Aytekin ve Cabir İhtiyar’ın rehberliğinde otobüsle Edirne’ye doğru yola çıktık. Sınır kapısındaki sıkı pasaport kontrollerinden sonra bir anda kendimizi Bulgaristan’da bulduk. Balkanlara ayak basar basmaz ilk toplu faaliyetimiz bir petrol istasyonunda durmak, abdest almak, ezan okumak ve arabada hazır olan hasırları yerlere serip üzerinde topluca sabah namazı kılmak oldu. Allahu Ekber.

Osmanlı düşmanlığı yaptığı için çok satan bir kitap

14 Temmuz 2016 Perşembe yani gezinin 1. günü dağların arasından yaptığımız yolculuğun ilk saatlerinde birinci ziyaretimizi Bulgaristan’ın Ustina köyünde bulunan imam kursuna yaptık. Bulgaristan Müslümanlarının Kur’an eğitimlerine verdiği öneme şahit olduk. Ara ara İstanbul’a da gelip giden kurs yöneticisi Selim Mehmet hoca bizlere yaptıkları faaliyetler hakkında önemli bilgiler verdi. Bulgarların Osmanlıyı anlamaktan uzak yaklaşımlarından örnekler verdi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da din hizmetlerinde yardımcı olduğu bu imam kursunun gerekliliğinden söz etti. Bu bilgilerden anladık ki bizler Türkiye’de nasıl olsa fazlayız diye Müslüman kardeşlerimizin kıymetini yeterince bilmiyoruz. Yine bu anlatımdan anladık ki Balkanlardaki Müslüman varlığın yalnızlığını gören Recep Tayyip Erdoğan, dış Türklere ve dış dünyadaki mazlumlara ciddi anlamda yardımcı olmaya çalışmış. Bu arada ünlü Bulgar yazar İvan Vazov’nun Esaret Altında isimli kitabının Osmanlı düşmanlığı yaptığı için çok satan bir kitap olduğunu da öğreniyoruz. Bu duraktan sonra Filibe ve Sofya şehirlerini gezerek Makedonya’nın başkenti Üsküp’e doğru yola çıktık. Gece geç saatlerde müdürü Türkiye’de okumuş Şenol İsov’un yönetici olduğu Newstar Otel’e vardık.

15 Temmuz Cuma yani ikinci gün 07.00’de kahvaltı yaptık. Şehir gezisine başladık. Vardar nehri, kale, Türk çarşısı, Bitpazarı, Taş Hamam, Taş Köprü, Kurşunlu, Sulu ve Kapan hanları, Sultan Murat, İshak Paşa, İsa Bey camilerini ziyaret ettik. Vaaz ve hutbenin Türkçe yapıldığı Üsküp Murat Paşa Camii’nde cuma namazını kıldık. Bu tarihi camide bana ezan okumak nasip oldu. Saat 15.00’te Üsküp'teki Aktiviteti Derneği, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nün katkıları ile birçok ülkeden akademisyen ve eğitimcinin katıldığı Uluslararası Öncü Eğitimciler Derneği tarafından organize edilen Uluslararası Öncü Öğretmenler Zirvesi’nin açılış programına katıldık. Çeşitli ülkelerden gelen akademisyen ve öğretmenlerin “Kültürlerarası Eğitim ve Eğitimde Çokkültürlülük Deneyimleri” başlığı altında kendi ülkelerinde yaptıkları faaliyetlere dair sunumları dinledik.

Akşam yemeğinden sonra tanışma ve çay saatinde iken cep telefonlarından Türkiye’de darbe yapılıyor haberleri ile sarsıldık. Bir anda herkesin morali bozulmaya başladı. Otelin televizyonundan Türk kanallarını açmaya başladık. Allah oyun kuranların oyunlarını boşa çıkarır inancıyla hem haberleri izledik hem de ertesi gün yapılacak çalışmalara devam ettik. Sabahın ilk saatlerinde darbecilerin teslim olmaya başladığını öğrenince derin bir elhamdulillah çekerek rahatladık ve ‘Allahım darbecilere fırsat vermediğin için sana şükürler olsun’ diyerek sempozyumu izlemeye çalıştık.

Eğitimciler ve akademisyenler olarak üç gün boyunca sempozyumda sunulan tebliğleri dinlemeye, atölye çalışmalarını takip etmeye çalıştık. Dr. İbrahim Hakan Karataş’ın okuduğu ve detayları linkte yer alan, Türkiye’deki darbe teşebbüsünü de kınayan sempozyumun sonuç bildirisinin yayınlanması o ortamda az da olsa darbe teşebbüsü ile moralleri bozulan herkesi biraz da olsa memnun etti:http://www.oncuegitimciler.org.tr/sayfa.php?id=452

 

Prizren’den Kalkandelen’e, Ohri’den Selanik’e

Sempozyumun sonuç bildirisinden hemen sonra Kosova’nın Prizren şehrine gitmek üzere yola çıktık. Gece geç saatlerde Prizren şehrine vardık. Hotel Theranda’da konakladık. Kahvaltıdan sonra Zekerija Hoxhallar rehberliğinde şehir gezisi başladı. Sinan Paşa Camii, Gazi Mehmet Paşa Hamamı, Kırık Cami, Taş Köprü’yü gezdik. Meşhed-i Hüdavendigar yani Sultan Murad Türbesi’ne gittik. Türbedar hanımın coşkusuna ve Türkiye’den gelen ziyareçilerden duyduğu memnuniyete şahit olduk. Buradan sonra Arnavut Milli Hareketi komutanlarından, Kosova’nın mücadelesinde sembol isim haline gelen UÇK KomutanıAdem Yaşari’nin Prekaz köyünde Sırplara karşı tıpkı Çanakkale’de verilen mücadeleye çok benzeyen mücadelesini rehberimizden dinledik. Buradaki şehitliği ziyaret ettik. 

 

Daha sonra ise Mehmet Akif Ersoy’un babasının doğduğu köye gittik. Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın hocanın TİKA tarafından ihya edilen camide kıldırdığı ikindi namazı hepimiz için maneviyatı yüksek bir namaz oldu. Bir taraftan da yorgunluğumuzu hissetmeye başlayan rehberimiz ‘akşam çok özel bir yerde olacaksınız’ diye müjdelediği 1500 rakımlı tepede, yetim gençlerin çalıştığı ve bir hayır derneğince işletilen Kulla Jetimit’e (yetimler evi) doğru yola çıktık. Yetimler kampı Kosova’nın Prizren şehrine bağlı bir bölgede, dağların tepesinde bulunuyor. Akşam yemeğini gece 23.30’da sobanın yandığı harika bir ortamda yedik. Bu mekânın sorumlusu Bayram Peza ile tanışmak çok çok anlamlı bir andı. Buradaki en lezzetli yemekten, çaylardan sonra konaklamak üzere Üsküp’te bulunan İYC (İlim Yayma Cemiyeti)’nin öğrenci yurduna gittik.

Sabah kahvaltıdan hemen sonra Kalkandelen’e doğru hareket ettik. Otobüsle şehir gezisi yaptık. Alaca Cami, Harabati Baba Tekkesi’ni ziyaret ettik. Alaca Camii’ni ziyaret ettiğimizde bizi görür görmez ‘Türkiye kurtuldu. Aksi halde buralara gelemezdiniz’ diyen ihtiyar amcayı unutamayız. Sonra Ohri’ye hareket ettik.

Fuat Amcanın rehberliğinde Ohri şehrinde kaleyi, deniz sahilini, Halveti tekkesini, Aziz Kliment Kilisesi’ni gezdik. Akşam yemeğinden sonra gece Ohri’de kaldık. Sabah 04.00’te Halveti tekkesini ziyaret ettik. Zikre katıldık. Tekkenin şeyhinin ziyaretimizden, darbenin atlatılmasından dolayı duyduğu memnuniyeti görmek bizi mahcup etti. Türkiye hakkındaki sohbeti içimize ferahlık verdi. Bizlerle tanışmadan evine giden, ismini öğrenemediğimiz ancak Türkiye’den görevli giden Diyanet görevlisinin soğuk tavırlarını ise bir kenara not ettik. Sabah kahvaltıdan sonra dönüş yoluna girdik. Manastır bölgesini gezdik, buradaAtatürk’ün okuduğu Manastır Askeri İdadisi’ni (okulunu) ziyaret ettik.

 

Akşam saatlerinde ise Yunanistan’a geçerek Selanik şehrini gezdik. Otobüsle şehir gezisi yaptık. Türkiye büyükelçiliğinin bulunduğu bölgeyi, Beyaz Kule, Aristoteles Meydanı ve sahil şeridini gezdik. Gezerken son yıllarda tembelliği tercih eden ve bundan dolayı iflas eden Yunanların ikindi saatlerinde uyanmaya başladıklarına şahit olduk. Akşam yemeğini saat 22.00 gibi Kavala şehrinde yedik. Hedefimizde olmasına rağmen İskeçe’ye uğrayamadan 21 Temmuz sabah 07.30 gibi İstanbul’a vardık.

“Allah sizleri ve bizleri korudu. Türkiye’de darbe önlenmiş. Geçmiş olsun.”

 

Bu küçük çaplı Balkan gezisinden aklımda kalanları sıralayacak olursam şunları söyleyebilirim: Balkanlarda özellikle yaşlıların bizlere ‘kendi ülkenizin kıymetini iyi bilin’ demeleri, Alaca Camii’nin önünde karşılaştığımız 85 yaşlarındaki bir amcanın ağlayarak ‘Allah sizleri ve bizleri korudu. Türkiye’de darbe önlenmiş. Geçmiş olsun. Memleketinize ve hükümetinize sahip çıkın.’ diye seslenmesi hâlâ gözlerimin önünde… Ohrid şehrinde bulunan Halveti tekkesine yaptığımız ziyarette de tekkenin şeyhi sabah namazı vaktinde bize ‘Aman uyanık olun. Siz ne kadar güçlü olursanız biz de buralarda o kadar güçlü olur ve emniyette oluruz’ dedi. Hakeza bir Balkan Türkü de şunları söyledi: “Bakın bizim çocuklar Avrupa’ya çalışmaya gidiyor. Avrupa hem çocuklarımızı çalıştırıyor hem de bozuyor. Türkiye ise bizlere sahip çıkıyor.”

Gerek 7 günlük gezide ve gerekse dönüş yolunda otobüste yaptığımız değerlendirmelerde söz alan eğitimciler Balkanları ihmal ettiğimizi söylediler. Türkiye’deki darbe girişimi hepimizi derinden etkilemiş olsa da öğretmenlerimiz geziyle ilgili güzel değerlendirmelerde bulundular. Bir öğretmenin ‘Bu gezi bana pek sevemediğim okulumu daha çok sevmem gerektiğini öğretti.’ cümlesi bu gezinin ve zirvenin işe yaradığını ifade ediyordu.

Türkiye’de meşru bir hükümete karşı her türlü çirkinliği yapan, kendi çocuklarının üzerine tankları sürdüren paralelci zihniyetin o bölgedeki Müslümanları da sömürdüklerine şahit olduk. Paralelcilerin Balkanlardaki tarihi eserleri ve tarihi isimleri de kötü emellerine alet ettiklerine şahit olduk. Yolun tam kenarında Yahya Kemal Koleji’nin ismini görünce aklıma hem şiir, edebiyat, Balkanlar, “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” geldi hem de paralel FETÖ terör çetesinin eğitim faaliyeti adına yabancılarla yaptığı gizli ortaklıklar geldi. İnşallah 15 Temmuz 2016 bunların sonunun gelmesi için bir milat olur. Demek ki yatmak, durmak, tembellik yok. Çalışmaya koşmaya, keşfetmeye, adam kazanmaya devam etmeliyiz. Anladım ve gördüm ki TİKA aracılığıyla Balkanlara, Ortadoğu’ya, Afrika’ya kadar tarihi eserlerimizi gün yüzüne çıkarmaya çalışan bir Müslüman lidere karşı yapılacak en kolay tuzak onun kendi içindeki hainler eliyle saf dışı bırakmaya çalışılması. Ülkesini seven hiçbir Müslümanın bu yanlışa, bu tuzaklara düşmeyeceği gerçeğini bir kez daha anlamış olduk.

Gezi boyunca bir anlamda Balkanlardaki Müslüman kardeşlerimizi de ziyaret ettik ve geziye katılanların gittikleri yerlerdeki Müslümanlara maddi destekte bulunmaları da takdire şayan bir davranış idi. Yine anladık ki eğitimcilerin Balkanlara, gezmek, tarihe yolculuk yapmak için gitmesi gerekir. Fikir adamı Sezai Karakoç’un “İslam milleti” yaklaşımına sahip olması gerekir. Ülkemizin ve coğrafyamızın selameti için namaza, duaya ve gayretlere devam etmek gerekir. Ecdadımızın yaptırdığı bazı tekke ve camilerin meyhane olarak kullanılması içimizi sızlattı, buraları kendi haline bırakmamak gerektiğini bu vesileyle yakından öğrendim.

Balkan gezisinde yer alan bazı yazar ve akademisyenlerden bu geziyle ilgili birer cümle istedim. Bizi kırmadılar. İşte o cevaplar:

‘Atalarımızın yaptıklarını tamire gücümüz yetmiyor.’ (Prof. Dr. Selahattin Turan)

‘Atalarımız at sırtında o kadar yol almış ve gittikleri her yerde insanların kalplerine girmeyi başarmışlar. Fethi kapitalist bir kafayla anlamak zordur.’ (Pedagog Ali Çankırılı)

‘Balkanları gezince tarihsel coğrafyamızla kendimizi yeniden keşfettiğimizi anlıyorum.’ (Prof. Dr. Ergün Yıldırım)

Balkanlara gitmek İstanbul’dan Sivas’a gitmek kadar kolaydır. Balkanlara gitmek için İstanbul’un her ilçesinden bir otobüs ayarlayıp organize etmek bile mümkündür. Öncü Eğitimciler’in rehberliğinde böyle bir organizasyon yapılması durumunda soydaşımız Batı Trakyalı, Yunanistan vatandaşı Cemali İhtiyar’ın evladı, İstanbul FSM Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğrenci olan mücahit kardeşimiz Cabir İhtiyar ve abisi Yasir İhtiyar da rehber olarak dâhil olurlarsa Balkanlardaki mirasımızı ve kardeşlerimizi hemen ziyaret etmiş oluruz. Özellikle Üsküp’e gittiğinizde Medadin Limani sizi karşılarsa yolculuğunuz dolu dolu geçecektir. Ecdadımıza rahmet ve Balkanlardaki kardeşlerimize selam olsun…

 

Mahmut Balcı

Dünya Bizim sitesinden iktibas edilmiştir (http://www.dunyabizim.com/gezi-mekan/24663/15-temmuz-darbe-girisimi-golgesinde-yapilan-bir-kucuk-balkan-gezisi)

Sayfa Görüntülenmesi : 2729
0000-00-00
 
 
 
 
   
 

Güncel Öncü Eğitimciler Etkinlikleri



Öncü Konuşmalar - Doç.Dr.Lütfi Sunar
“Önderi öğretmen olmayan topluma kim kılavuzluk edecek?”
Çağrı: 4 - 6 Yaş Kur'an Kursu Öğreticileri Çalıştayı
İyi ki varsın öğretmenim!
Robotik ve Kodlama Eğitimi - Sınıf, Ortaokul ve Okul Öncesi Öğretmenleri İçin
Kudüs Turu - 21 / 23 Ocak 2019
Erken Çocukluk Döneminde Oyun - 15 Aralık 2018 Cumartesi
Öğrencime Nasıl Rehber Olurum? - 22 Aralık 2018 Cumartesi
Günübirlik Edirne Gezisi - 2 Aralık 2018, Pazar
Yaratıcı Drama İle Değerler Eğitimi - 15 Aralık 2018 Cumartesi
Bir Harfin Nesi Var İki Harfin Sesi Var - 23 Aralık 2018 Pazar
Oyunlara Değer, Değerlerimize Oyun Katalım - 8 Aralık 2018 Cumartesi
Türkçe Dersi Eğitici Oyun Atölyesi - 9 Aralık 2018 Pazar
Anadolu'dan Acem Diyarına: İran Gezisi
Program: X. Ulusal Öğretmenim Sempozyumu
 
 


ULUSLARARASI ÖNCÜ EĞİTİMCİLER DERNEĞİ 2013 - Tel: 0 216 640 10 55 - oncuegitimciler@gmail.com - Site Haritası
 .